اَلضُّرُوحُ [eḋ-ḋurûḩ] (قُعُودٌ [ḵuʹûd] vezninde) Pazar kâsid olmak maʹnâsınadır; yukâlu: ضَرَحَتِ السُّوقُ ضُرُوحًا إِذَا كَسَدَتْ
اَلضَّرُوحُ [eḋ-ḋarûḩ] (صَبُورٌ [ṡabûr] vezninde) Tepegen davara denir; yukâlu: دَابَّةٌ ضَرُوحٌ أَيْ رَمُوحٌ Ve oku pek süregen olan yaya ıtlâk olunur; yukâlu: قَوْسٌ ضَرُوحٌ أَيْ شَدِيدَةُ الدَّفْعِ لِلسَّهْمِ
اَلضَّرُوحُ [eḋ-ḋarûḩ] (ḋâd’ın fethiyle ve râ’nın zammıyla) Şol attır ki tepegen ola; tekûlu: ضَرَحَتِ الدَّابَّةُ بِرِجْلِهَا إِذَا رَمَحَتْ Ve şol yaya dahi derler ki oku ziyâde süre.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı