el-meḣiṯ ~ اَلْمَخِطُ

Kamus-ı Muhit - المخط maddesi

اَلْمَخِطُ [el-meḣiṯ] (كَتِفٌ [ketif] vezninde) Kerîm ve civân-merd olan seyyid ve zî-şân adama denir; cemʹi أَمْخَاطٌ [emḣâṯ] gelir; yukâlu: رَجُلٌ مَخِطٌ أَيْ سَيِّدٌ كَرِيمٌ

اَلْمِخَطُّ [el-miḣaṯṯ] (mîm’in kesriyle) Şol çullâhların cinbaz dedikleri âlete denir ki onunla işlerine çizgi çizerler.

اَلْمَخْطُ [el-maḣṯ] (mîm’in fethi ve ḩâ-yı muʹcemenin sükûnuyla) ve

اَلْمُخُوطُ [el-muḣûṯ] (قُعُودٌ [ḵuʹûd] vezninde) Ok vurulan nesneye işleyip geçmek maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَ السَّهْمُ مَخْطًا وَمُخُوطًا مِنَ الْبَابِ الثَّالِثِ وَالْأَوَّلِ إِذَا نَفَذَ Ve kılıç sıyırmak maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَ السَّيْفَ إِذَا اسْتَلَّهُ Ve sürʹatle iletmek maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَ الْجَمَلُ بِهِ إِذَا أَسْرَعَ Ve bir nesneyi çekip sündürmek maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَهُ إِذَا نَزَعَهُ وَمَدَّهُ Ve erkek dişiye aşmakta ikdâm eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَ الْفَحْلُ النَّاقَةَ إِذَا أَلَحَّ عَلَيْهَا فِي الضِّرَابِ Ve sümkürmek maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَ الْمُخَاطَ إِذَا رَمَاهُ Ve

مَخْطٌ [maḣṯ] Devenin yavrusu doğdukta başında geçirili olan غِرْسٌ [ġirs] dedikleri deriyi ve burnunda geçirili olan سَابِيَاء [sâbiyâ΄] dedikleri deriyi sıyırıp gidermek maʹnâsınadır. Bu münâsebetle doğurtan kimseye مَاخِطٌ [mâḣiṯ] ıtlâk olunur. Ve bu ʹalâka ile bir cemâʹat ʹindinde bir nâka doğursa هَذِهِ النَّاقَةُ مَخَطَهَا بَنُو فُلاَنٍ derler, نُتِجَتْ عِنْدَهُمْ maʹnâsına. Kâle’ş-şârih ve fi’l-Esâs: وَيُقَالُ نَحْنُ مَخَطْنَا غِرْسَكَ أَيْ نَحْنُ رَبَّيْنَاكَ وَقُمْنَا عَلَيْكَ وَيُقَالُ هَذَا أَمْرٌ أَنَا مَخَطْتُ غِرْسَهُ أَيْ قُمْتُ بِهِ Ve

مَخْطٌ [maḣṯ] Kısa sevbe denir. Ve küle denir, رَمَادٌ [remâd] maʹnâsına. Ve sürʹatle yürümek maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَ الرَّجُلُ مَخْطًا إِذَا سَارَ سَرِيعًا Ve veled pederine benzemek maʹnâsınadır; yukâlu: مَخَطَ الْوَلَدُ إِذَا أَشْبَهَ بِأَبِيهِ

Vankulu Lugatı - المخط maddesi

اَلْمِخَطُّ [el-miḣaṯṯ] (mîm’in kesri ve ḣâ’nın fethiyle) Şol ağaçtır ki onunla çizi çizerler; hat-keş maʹnâsına.

اَلْمَخْطُ [el-maḣṯ] (mîm’in fethi ve ḣâ’nın sükûnuyla) Koparmak ve çekmek; yukâlu: مَخَطَهُ يَمْخَطُهُ مَخْطًا مِنَ الْبَابِ الثَّالِثِ إِذَا نَزَعَهُ وَمَدَّهُ ve yukâlu: مَخَطَ فِي الْقَوْسِ وَمَخَطَ السَّهْمُ إِذَا مَرَقَ Yaʹnî oku geçirse ki مَرَقٌ [merḵ] râ-i mühmele ile oku bir cânibden öbür cânibe geçirmektir.



Kamus Muhit ve Vankulu Ara

Metinde Ara:
Sıradaki Maddeler

Arama ekranı

Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı