اَلْخُلِّيَّةُ [el-ḣulliyyet] (ḣâ’nın zammı ve lâm-ı müşeddedenin kesriyle ki) خُلَّةٌ [ḣullet]e mensûblar demektir, mü΄ennestir. Ve
اَلْمُخِلَّةُ [el-muḣillet] (mîm’in zammı ve ḣâ’nın kesriyle) ve
اَلْمُخْتَلَّةُ [el-muḣtellet] Şol develere denir ki خُلَّةٌ [ḣullet] dedikleri zikr olunan otluk otlar olalar; yukâlu: إِبِلٌ خُلِّيَّةٌ وُمُخِلَّةٌ وَمُخْتَلَّةٌ إِذَا كَانَتْ تَرْعَى الْخُلَّةَ
اَلْمَخَلَّةُ [el-maḣallet] (mîm’in ve ḣâ’nın fethiyle) Şûr olmayan otu çok olan yer; yukâlu: أَرْضٌ مَخَلَّةٌ إِذَا كَانَتْ كَثِيرَةَ الْخَلَّةِ لَيْسَ بِهَا حَمْضٌ
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı