el-hemir ~ اَلْهَمِرُ

Kamus-ı Muhit - الهمر maddesi

اَلْهَمِرُ [el-hemir] (كَتِفٌ [ketif] vezninde) Vücûdu galîz ve semîn adama denir; yukâlu: رَجُلٌ هَمِرٌ أَيْ غَلِيظٌ سَمِينٌ Ve çok kumluğa denir; يَهْمُورٌ [yehmûr] dahi denir.

اَلْهَمْرُ [el-hemr] (أَمْرٌ [emr] vezninde) Su makûlesini dökmek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ الْمَاءَ هَمْرًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي وَالْأَوَّلِ إِذَا صَبَّهُ Ve dökülmek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ الْمَاءُ إِذَا انْصَبَّ Ve memede olan sütün mecmûʹunu sağmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ مَا فِي الضَّرْعِ إِذَا حَلَبَهُ كُلَّهُ Ve sözü çoğaltmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ الْكَلاَمَ إِذَا أَكْثَرَ مِنْهُ Ve at tırnağıyla yeri pek pek vurmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ الْفَرَسُ الْأَرْضَ إِذَا ضَرَبَهَا بِحَوَافِرِهِ شَدِيدًا Ve nâkanın sütü firâvân olmakla sâhibi çok sağıp örselemek hasebiyle dermânde eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ الْغُرْزُ النَّاقَةَ إِذَا جَهَدَهَا Ve mâl vermek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ لَهُ مِنْ مَالِهِ إِذَا أَعْطَاهُ Ve binâyı hedm eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَرَ الْبِنَاءَ إِذَا هَدَمَهُ

Vankulu Lugatı - الهمر maddesi

اَلْهَمْرُ [el-hemr] (hâ’nın fethi ve mîm’in sükûnuyla) Dökmek; yukâlu: هَمَرَ الْمَاءَ وَالدَّمْعَ يَهْمِرُهُ هَمْرًا إِذَا صَبَّهُ Ve

هَمْرٌ [hemr] Sütü hep sağmağa dahi derler; yukâlu: هَمَرَ مَا فِي الضَّرْعِ إِذَا حَلَبَهُ كُلَّهُ Ve mâl vermeğe dahi derler; yukâlu: هَمَرَ لَهُ مِنْ مَالِهِ أَيْ أَعْطَاهُ



Kamus Muhit ve Vankulu Ara

Metinde Ara:
Sıradaki Maddeler

Arama ekranı

Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı