اَلْمَخِيلُ [el-meḣîl] (مَكِيلٌ [mekîl] vezninde) Ḣalîku’l-hayr maʹnâsınadır ki sîmâsında eser-i hayr u kerem lâyih olmakla ifâza-i hayra ehl ve çesbân adama ıtlâk olunur; yukâlu: إِنَّهُ لَمَخِيلٌ لِلْخَيْرِ أَيْ خَلِيقٌ لَهُ
اَلْأَخْيَلُ [el-aḣyel] (أَحْمَرُ [aḩmer] vezninde) ve
اَلْمُخِيلُ [el-muḣîl] (مُجِيبٌ [mucîb] vezninde) ve
اَلْمَخْيُولُ [el-maḣyûl] Vücûdu benli adama denir, izâfetle müteʹayyen olur; mü΄ennesinde خَيْلَاءُ [ḣaylâ΄] denir, حَمْرَاءُ [ḩamrâ΄] vezninde; yukâlu: هُوَ أَخْيَلُ وَأَخْيَلُ الْخَدِّ وَمُخِيلٌ وَمَخْيُولٌ أَيْ ذُو خَالٍ
اَلْمُخَيِّلَةُ [el-muḣayyilet] (مُحَدِّثَةٌ [muḩaddišamp;et] vezninde) ve
اَلْمُخَيِّلُ [el-muḣayyil] (مُحَدِّثٌ [muḩaddišamp;] vezninde) ve
اَلْمُخِيلَةُ [el-muḣîlet] (مُجِيبَةٌ [mucîbet] vezninde) ve
اَلْمُخْتَالَةُ [el-muḣtâlet] Yağmurlu kıyâs olunan buluta vasf olurlar; yukâlu: سَحَابَةٌ مُخَيِّلَةٌ وَمُخَيِّلٌ وَمُخِيلَةٌ وَمُخْتَالَةٌ إِذَا كَانَتْ تَحْسَبُهَا مَاطِرَةً
اَلْمَخِيلُ [el-meḣîl] (mîm’in fethi ve ḣâ’nın kesri ve meddiyle) Kezâlik benleri olan kimse.
اَلْمُخِيلُ [el-muḣîl] (mîm’in zammı ve ḣâ’nın kesri ve meddiyle) Hayra lâyık olan kimse; yukâlu: فُلَانٌ مُخِيلٌ لِلْخَيْرِ أَيْ خَلِيقٌ لَهُ
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı