اَلْإِرْقِطَاطُ [el-irḵiṯâṯ] (إِحْمِرَارٌ [iḩmirâr] vezninde) ve
اَلْإِرْقِيطَاطُ [el-irḵîṯâṯ] (إِحْمِيرَارٌ [iḩmîrâr] vezninde) Bir nesne zikr olunan renkte olmak maʹnâsınadır; yukâlu: إِرْقَطَّ الشَّيْءُ وَارْقَاطَّ إِذَا كَانَ أَرْقَطَ Ve عَرْفَجٌ [ʹarfec] dedikleri meşe ağacının dallarının henüz yaprakları açtığı vaktte aralıklarında ve boğum yerlerinden tırnak tırnak dikenleri belirmek maʹnâsına müstaʹmeldir; tekûlu: إِرْقَطَّ عُودُ الْعَرْفَجِ وَارْقَاطَّ إِذَا رَأَيْتَ فِي مُتَفَرَّقِ عِيدَانِهِ وَكُعُوبِهِ مِثْلَ الْأَظَافِيرِ
اَلْإِرْقِيطَاطُ [el-irḵîṯâṯ] (hemzenin kesri ve ḵâf’ın kesri ve meddiyle) Dikenin yaprağı zuhûr etmek, açılmaksızın; yukâlu: إِرْقَاطَّ الْعُرْفُجُ إِرْقِيطَاطًا إِذَا خَرَجَ وَرَقُهُ وَذَلِكَ قَبْلَ أَنْ يُدْبِيَ Ve إِدْبَاء [idbâ΄] dâl-ı mühmele ve bâ-i muvahhade ile yaprak açılmağa başlamak.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı