اَلْمِخْلَطُ [el-miḣlaṯ] (مِنْبَرٌ [minber] vezninde) ve
اَلْمِخْلاَطُ [el-miḣlâṯ] (مِحْرَابٌ [miḩrâb] vezninde) Dâ΄imâ umûr ve mesâlihe ihtilât eden adama denir; yukâlu: رَجُلٌ مِخْلَطٌ وَمِخْلاَطٌ إِذَا كَانَ يُخَالِطُ الْأُمُورَ ve yukâlu: هُوَ مِخْلَطٌ مِزْيَلٌ كَمَا يُقَالُ رَاتِقٌ فَاتِقٌ
اَلْمِخْلَطُ [el-miḣlaṯ] (mîm’in kesri ve lâm’ın fethiyle) Şol kimsedir ki mesâlihe karışmadan hâlî olmaya; yukâlu: فُلَانٌ مِخْلَطٌ مِزْيَلٌ كَمَا يُقَالُ رَاتِقٌ فَاتِقٌ Yaʹnî yırtıcı, dikici, yıkıcı, yapıcı dedikleri gibi. Ve مِزْيَلٌ [mizyel] zây-ı muʹceme ve feth-i yâ-yı müsennâtla zâ΄il kılıcı maʹnâsınadır.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı