اَلْهَمِعُ [el-hemiʹ] (كَتِفٌ [ketif] vezninde) Yağmuru seyelân eden buluta denir; yukâlu: سَحَابٌ هَمِعٌ أَيْ مَاطِرٌ
اَلْهَمْعُ [el-hemʹ] (لَمْعٌ [lemʹ] vezninde) ve
اَلْهُمُوعُ [el-humûʹ] (قُعُودٌ [ḵuʹûd] vezninde) ve
اَلْهَمَعَانُ [el-hemeʹân] (fetehâtla) ve
اَلتَّهْمَاعُ [et-tehmâʹ] (تَذْكَارٌ [težkâr] vezninde) Göz yaşı akmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَعَتْ عَيْنُهُ هَمْعًا وَهُمُوعًا وَهَمَعَانًا وَتَهْمَاعًا مِنَ الْبَابِ الثَّالِثِ وَالْأَوَّلِ إِذَا سَالَتِ الدَّمْعُ وَكَذَا يُقَالُ هَمَعَ الطَّلُّ عَلَى الشَّجَرِ إِذَا سَالَ
اَلْهَمِعُ [el-hemiʹ] (hâ’nın fethi ve mîm’in kesriyle) Yağıcı maʹnâsınadır; yukâlu: سَحَابٌ هَمِعٌ أَيْ مَاطِرٌ
اَلْهَمْعُ [el-hemʹ] (hâ’nın fethi ve mîm’in sükûnuyla) Bi-maʹnâhu.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı