el-himl ~ اَلْهِمْلُ

Kamus-ı Muhit - الهمل maddesi

اَلْهِمْلُ [el-himl] (hâ’nın kesriyle) Bedevî kilimlerinden bir gûne kilime denir. Ve eski kıl çadıra denir; tekûlu: رَأَيْتُهُ يَقْعُدُ فِي هِمْلٍ أَيْ بَيْتٍ خَلَقٍ مِنَ الشَّعْرِ Ve yamalı sevbe denir; yukâlu: جَاءَ وَعَلَيْهِ هِمْلٌ أَيْ ثَوْبٌ مُرَقَّعٌ

اَلْهَمَلُ [el-hemel] (fethateynle) Leylen ve nehâren kendi başına salma terk olunup takayyüd olunmayan yılkı develere denir; yukâlu: إِبِلٌ هَمَلٌ أَيْ سُدًى مَتْرُوكٌ لَيْلًا وَنَهَارًا

اَلْهَمْلُ [el-heml] (حَمْلٌ [ḩaml] vezninde) Deve kısmı leylen ve nehâren çobansız salma gezmek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَلَتِ الْإِبِلُ هَمْلًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا تُرِكَتْ سُدًى Ve

هَمْلٌ [heml] ve

هَمَلَانٌ [hemelân] (fetehâtla) ve

هُمُولٌ [humûl] (شُمُولٌ [şumûl] vezninde) Gözyaşı hurûşla akmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَلَتْ عَيْنُهُ هَمْلًا وَهَمَلَانًا وَهُمُولًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي وَالْأَوَّلِ إِذَا فَاضَتْ

Vankulu Lugatı - الهمل maddesi

اَلْهَمَلُ [el-hemel] (fethateynle) Şol deve sürüsüdür ki çobanı olmaya, نَفَشٌ [nefeş] gibidir, lâkin نَفَشٌ [nefeş] fethateynle ve şîn-i muʹceme ile devenin gece ile çobanı olmamaktır. Ve هَمَلٌ [hemel] gecede ve gündüzde çobanı olmamaktır. Ve fi’l-meseli: “إِخْتَلَطَ الْمَرْعِيُّ بِالْهَمَلِ” Ve مَرْعِيٌّ [merʹiyy] mîm’in fethi ve ʹayn’ın kesriyle çobanı olan deveye derler.

اَلْهَمْلُ [el-heml] (hâ’nın fethi ve mîm’in sükûnuyla) Göz yaşı taşıp akmaktır.



Kamus Muhit ve Vankulu Ara

Metinde Ara:
Sıradaki Maddeler

Arama ekranı

Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı