اَلْإِرْقَافُ [el-irḵâf] (hemzenin kesriyle) Titremek maʹnâsınadır; tekûlu: رَأَيْتُهُ يُرْقَفُ مِنَ الْبَرْدِ عَلَى الْمَجْهُولِ إِرْقَافًا أَيْ يُرْعَدُ وَقَدْ أُرْقِفَ إِرْقَافًا عَلَى الْمَجْهُولِ Ve قَرْقَفَةٌ [ḵarḵafet] lafzı ki دَحْرَجَةٌ [daḩrecet] veznindedir, titremek رِعْدَةٌ [riʹdet] maʹnâsınadır, bundan me΄hûzdur, evveline ḵâf ziyâde olunmuştur, vezni عَفْعَلٌ [ʹafʹal]dır. Bu cihetle mevziʹ-i zikri bu makâmdır. Cevherî vehminden nâşî ḵâf faslında îrâd eylemiştir. Şârih der ki sâhibu’l-ʹAyn ve sâ΄ir e΄imme, Cevherî gibi fasl-ı merkûmda sebt eylediler.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı