اَلتَّنَضُّحُ [et-tenaḋḋuḩ] (تَفَعُّلٌ [tefaʹʹul] vezninde) إِنْتِضَاحٌ [intiḋâḩ] ile maʹnâ-yı evvelde mürâdiftir; yukâlu: تَنَضَّحَتِ الْعَيْنُ بِمَعْنَى انْتَضَحَتْ Ve bir müzâyakalı nesneden sıyrılıp çıkmak maʹnâsınadır ki serpilmek maʹnâsından me΄hûzdur; yukâlu: تَنَضَّحَ مِنْهُ إِذَا انْتَقَى وَتَنَصَّلَ
اَلتَّنَضُّحُ [et-tenaḋḋuḩ] (fethateynle ve ḋâd’ın zammı ve teşdîdiyle) Bir nesneden sıyrılıp çıkmak; yukâlu: رَأَيْتُهُ يَتَنَضَّحُ مِمَّا قُرِفَ بِهِ أَيْ يَنْتَفِي وَيَتَنَصَّلُ مِنْهُ Yaʹnî “Töhmet olmayan nesneden halâs bulup töhmetten namlu kınından çıkar gibi sıyrılıp çıktı” ki تَنَصُّلٌ [tenaṡṡul] namlu kınından çıkmağa derler.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı