en-neḣaʹ ~ اَلنَّخَعُ

Kamus-ı Muhit - النخع maddesi

اَلنَّخَعُ [en-neḣaʹ] (fethateynle) Ağaca su yürümek maʹnâsınadır; yukâlu: نَخِعَ الْعُودُ نَخْعًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا جَرَى فِيهِ الْمَاءُ Ve

نَخْعٌ [Neḣaʹ] Yemen’de bir kabîle adıdır ki İbn ʹAmr b. ʹUle b. Celd b. Mâlik b. Uded olacaktır.

اَلنَّخْعُ [en-naḣʹ] (nûn’un fethi ve ḣâ-yı muʹcemenin sükûnuyla) İkrâr eylemek maʹnâsınadır; tekûlu: نَخَعَ لِي بِحَقِّي نَخْعًا مِنَ الْبَابِ الثَّالِثِ أَيْ أَقَرَّ Ve bu maʹnâ-yı âtîden münşaʹibdir. Ve boğazlanmış koyunu yüzdükten sonra yüreğinin kanı çıkıp akmak için boğazının çukuruna bıçak sokmak maʹnâsınadır; yukâlu: نَخَعَ الشَّاةَ إِذَا سَلَخَهَا ثُمَّ وَجَأَهَا فِي نَحْرِهَا لِيَخْرُجَ دَمُ الْقَلْبِ Ve hayvânı boğazlamaktan ʹaceleden yâhûd bıçağı şiddetle basmaktan nâşî ifrât edip نُخَاعٌ [nuḣâʹ] dedikleri hayta kadar kesmek maʹnâsınadır; yukâlu: نَخَعَ الذَّبِيحَةَ إِذَا جَاوَزَ مُنْتَهَى الذَّبْحِ فَأَصَابَ نُخَاعَهَا Ve bir kimseye muhabbet ve nasîhati safvet ve ihlâs üzere kılmak maʹnâsına müstaʹmeldir; yukâlu: نَخَعَ فُلاَنًا اَلْوُدَّ وَالنَّصِيحَةَ إِذَا أَخْلَصَهُمَا

Vankulu Lugatı - النخع maddesi

اَلنَّخَعُ [en-Neḣaʹ] (fethateynle) Yemen’den şol kabîledir ki İbrâhîm-i Neḣaʹî onlardandır.

اَلنَّخْعُ [en-naḣʹ] (nûn’un fethi ve ḣâ’nın sükûnuyla) Tamâm boğazlayıp bıçağı iliğe eriştirmek; yukâlu: ذَبَحَهُ فَنَخَعَهُ نَخْعًا مِنَ الْبَابِ الثَّالِثِ إِذَا جَاوَزَ مُنْتَهَى الذَّبْحِ إِلَى النُّخَاعِ Ve

نَخْعٌ [naḣʹ] Nasîhati ihlâs üzere kılmağa dahi derler; yukâlu: نَخَعْتُهُ النَّصِيحَةَ وَالْوُدَّ إِذَا أَخْلَصْتَهَا



Kamus Muhit ve Vankulu Ara

Metinde Ara:
Sıradaki Maddeler

Arama ekranı

Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı