el-hirc ~ اَلْهِرْجُ

Kamus-ı Muhit - الهرج maddesi

اَلْهِرْجُ [el-hirc] (hâ’nın kesriyle) Ahmak ve bön adama denir. Ve mutlakan zaʹîf ve zebûn olan şey΄e denir.

اَلْهَرَجُ [el-herec] (fethateynle) Deve harâret-i havânın şiddetinden yâhûd çok katrân sürülmekle onun sıkletinden başı çegzinip ve gözleri kararıp ser-geşte ve baygın olmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَرِجَ الْبَعِيرُ هَرْجًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا سَدِرَ مِنْ شِدَّةِ الْحَرِّ أَوْ كَثْرَةِ الطِّلاَءِ بِالْقَطِرَانِ

اَلْهَرْجُ [el-herc] (hâ’nın fethi ve râ’nın sükûnuyla) Nâs fitne ve ihtilâl ve harb ve kıtâl hengâmesine düşmek maʹnâsınadır; yukâlu. هَرَجَ النَّاسُ هَرْجًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا وَقَعُوا فِي فِتْنَةٍ وَاخْتِلاَطٍ وَقَتْلٍ Lisânımızda dahi “Nâs birbirine düşüp herc ü merc oldu” taʹbîri vardır. هَرْجٌ [herc] lafzına müzâveceten مَرْجٌ [merc] râ’nın sükûnuyla telaffuz olunur. Nihâye’nin beyânına göre asl هَرْجٌ [herc] bir nesnenin kesîr ve müttesiʹ olmasına mevzûʹdur. Ve sâ΄irlerin beyânına göre halt maʹnâsına mevzûʹdur. Ve

هَرْجٌ [herc] Kapıyı açık bırakmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَرَجَ الْبَابَ إِذَا تَرَكَهُ مَفْتُوحًا Ve söze dalıp çoğaltmak, ʹalâ-kavlin halt-ı kelâm eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: هَرَجَ فُلاَنٌ فِي الْحَدِيثِ إِذَا أَفَاضَ فَأَكْثَرَ أَوْ خَلَّطَ فِيهِ Ve cimâʹ eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: هَرَجَ جَارِيَتَهُ هَرْجًا مِنَ الْبَابِ اْلأَوَّلِ وَالثَّانِي إِذَا جَامَعَهَا Mütercim der ki bu maʹnâdandır ki ʹArablar kesret-i cimâʹ zımnında بَاتَ فُلاَنٌ يَهْرِجُهَا لَيْلَتَهُ جَمْعَاءَ derler. Yaʹnî “Gecenin cemîʹ-i evkâtında cimâʹ eyledi” ki çok cimâʹ eyledi demektir. جَمْعَاءَ [cemʹâ΄e] kelimesi لَيْلَةٌ [leylet]in te΄kîd-i maʹnevîsidir. Vanḵulu merhûmun bu mahalline nazar oluna. Ve at, su gibi bir düzeye eşip yâhûd seğirtip gitmek maʹnâsınadır; yukâlu: هَرَجَ الْفَرَسُ إِذَا جَرَى

Vankulu Lugatı - الهرج maddesi

اَلْهَرَجُ [el-herec] (fethateynle) Devenin başı çegzinmek; yukâlu: هَرِجَ الْبَعِيرُ يَهْرَجُ هَرَجًا مِنَ الْبَابِ الرَّابِعِ إِذَا سَدِرَ مِنْ شِدَّةِ الْحَرِّ وَكَثْرةِ الطِّلَاءِ بِالْقَطِرَانِ Ve سَدَرٌ [seder] Baş çegzinmeğe derler.

اَلْهَرْجُ [el-herc] (hâ’nın fethi ve râ’nın sükûnuyla) Halk içinde olan fitne ve karışıklık; yukâlu: هَرَجَ النَّاسُ يَهْرِجُونَ هَرْجًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي Ve fî hadîsi eşrâti’s-sâʹat: “يَكُونُ كَذَا وَكَذَا وَيَكْثُرُ الْهَرْجُ قِيلَ وَمَا الْهَرْجُ يَا رَسُولَ اللهِ قَالَ اَلْقَتْلُ” Ve هَرْجٌ [herc]in aslı kesrettendir; ve minhu kavluhum fi’l-cimâʹi: “بَاتَ يَهْرِجُهَا لَيْلَتَهُ جَمْعَاءَ” Yaʹnî “Cumʹa gecelerinde cimâʹı çok eder oldu.” Ve yukâlu li’l-feresi: مَرَّ يَهْرِجُ



Kamus Muhit ve Vankulu Ara

Metinde Ara:
Sıradaki Maddeler

Arama ekranı

Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı