اَلصَّرَامَةُ [eṡ-ṡarâmet] (كَرَامَةٌ [kerâmet] vezninde) Kılıç kesici olmak ve bir adam celâdetli, dilîr ve bahâdır olmak maʹnâsınadır; yukâlu: صَرُمَ السَّيْفُ صَرَامَةً مِنَ الْبَابِ الْخَامِسِ إِذَا كَانَ صَارِمًا وَيُقَالُ صَرُمَ الرَّجُلُ إِذَا كَانَ صَارِمًا
اَلصَّرَامَةُ [eṡ-ṡarâmet] (ṡâd’ın fethiyle) Şecâʹat gibidir veznen ve maʹnen; yukâlu: صَرُمَ صَرَامَةً
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı