اَلْإِرْتِجَاجُ [el-irticâc] (إِفْتِعَالٌ [iftiʹâl] vezninde) ve
اَلتَّرَجْرُجُ [et-terecruc] (تَزَلْزُلٌ [tezelzul] vezninde) Bunlar da beri öte şiddetle hareket ve ıztırâb eylemek ve çalkanmak maʹnâsınadır; yukâlu: إِرْتَجَّ الْبَحْرُ إِرْتِجَاجًا وَتَرَجْرَجَ إِذَا اضْطَرَبَ وَهَاجَتْ أَمْوَاجُهُ Kâle’ş-şârih ve fi’n-Nihâye وَفِي الْحَدِيثِ “مَنْ رَكِبَ الْبَحْرَ إِذَا ارْتَجَّ فَقَدْ بَرِئَتْ مِنْهُ الذِّمَّةُ” أَيِ اضْطَرَبَتْ أَمْوَاجُهُ وَفِي بَعْضِ الرِّوَايَةِ فَلاَ دِيَةَ لَهُ Yaʹnî “Deryâ telâtum üzere iken gemiye ve kayığa binip ʹazîmet eden kimse kendi demini heder eylemiş olur.” Pes nefsini helâka ilkâ eylemekle daʹvâsını kendi mülâhaza eylesin.
اَلتَّرَجْرُجُ [et-terecruc] (fethateynle ve cîm-i evvelin sükûnuyla) Gelip gitmek; yukâlu: تَرَجْرَجَ الشَّيْءُ إِذَا جَاءَ وَذَهَبَ
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı