اَلْوَئِيَّةُ [el-ve΄iyyet] (غَنِيَّةٌ [ġaniyyet] vezninde) İnciye denir, دُرَّةٌ [durret] maʹnâsına. Ve geniş tencereye ve çanağa denir, وَأْيَةٌ [ve΄yet] dahi denir,تَمْرَةٌ [temret] vezninde; yukâlu: قِدْرٌ وَقَصْعَةٌ وَئِيَّةٌ وَوَأْيَةٌ أَيْ وَاسِعَةٌ Ve büyük çuvala denir. Ve büyük karınlı nâkaya denir. Ve umûr-ı beytini güzel idâre ve hıfz eden kâr-güzâr kadına denir; yukâlu: إِمْرَأَةٌ وَئِيَّةٌ أَيْ حَافِظَةٌ لِبَيْتِهَا
اَلْوَئِيَّةُ [el-ve΄iyyet] (vâv’ın fethi ve hemzenin kesri ve yâ’nın teşdîdiyle) Büyük çuvallar, اَلْجَوَالِقُ الضَّخْمَةُ maʹnâsına. Ve gâh olur çömleğe dahi sıfat kılıp قِدْرٌ وَئِيَّةٌ derler,ضَخْمَةٌ maʹnâsına. Ve nâkaya dahi sıfat kılıp نَاقَةٌ وَئِيَّةٌ derler,ضَخْمَةُ الْبَطْنِ maʹnâsına.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı