اَلْبَكَّاءُ [el-Bekkâ΄] (كَتَّانٌ [kettân] vezninde) Mekke’de bir dağın adıdır.
اَلْبُكَاءُ [el-bukâ΄] (bâ’nın zammı ve elifin meddiyle) ve
اَلْبُكَا [el-bukâ] (kasr ile) Ağlamak maʹnâsınadır; yukâlu: بَكَى الرَّجُلُ يَبْكِي بُكَاءً وَبُكًا إِذَا أَسَالَ الدَّمْعَ مِنْ عَيْنِهِ حُزْنًا ve yukâlu: بَكَاهُ بُكَاءً أَيْ بَكَى عَلَيْهِ وَرَثَاهُ Şârih der ki baʹzılar memdûdeyi savta ve maksûreyi seyelân-ı demʹe tahsîs eylediler. Ve
بُكَا [bukâ] Âhenk ve tegannî eylemek maʹnâsına olmakla zıdd olur; yukâlu: بَكَى الرَّجُلُ إِذَا غَنَّى
البَكْءُ [el-bek΄] (bâ’nın fethi ve kâf’ın sükûnuyla) ve
البَكَاءَةُ [el-bekâ΄et] (كَرَامَةٌ [kerâmet] vezninde) ve
البُكُوءُ [el-bukû΄] (قُعُودٌ [ḵuʹûd] vezninde) ve
البُكَاءُ [el-bukâ΄] (غُرَابٌ [ġurâb] vezninde) Nâkanın sütü az olmak maʹnâsınadır, lâkin:
اَلْبِكَاءُ [el-bikâ΄] (bâ’nın kesriyle) Cemʹi.
اَلْبُكَاءُ [el-bukâ΄] (bâ’nın zammı ve elifin meddiyle ve kasrıyla) Kaçan elifi medd eylesen şol savt murâd olur ki hâlet-i bükâda vâkiʹ olur ve kaçan kasr eylesen göz yaşı dökülmesi murâd olur; tekûlu: بَكَيْتُ الرَّجُلَ وَبَكَيْتُ عَلَيْهِ بِمَعْنًى
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı