اَلتَّخَاذُلُ [et-teḣâžul] (تَفَاعُلٌ [tefâʹul] vezninde) إِخْذَالٌ [iḣžâl] ile maʹnâ-yı evvelde mürâdiftir; yukâlu: تَخَاذَلَتِ الظَّبْيَةُ بِمَعْنَى أَخْذَلَتْ Ve bir adamın ayakları zaʹîf ve bî-mecâl olmak maʹnâsınadır, gûyâ ki meşy hâletinde ayakları kendisine tebeʹiyyet etmeyip terk eder; yukâlu: تَخَاذَلَتْ رِجْلَاهُ إِذَا ضَعُفَتَا Ve bir adam cenkten yâhûd ʹaskerden kıçınlayıp geri dönmek maʹnâsınadır; yukâlu: تَخَاذَلَ الْقَوْمُ إِذَا تَدَابَرُوا
اَلتَّخَاذُلُ [et-teḣâžul] (tâ’nın fethi ve žâl’ın zammı ile) Bi-maʹnâhu; yukâlu: تَخَاذَلَتِ الْوَحْشِيَّةُ Ve
تَخَاذُلٌ [teḣâžul] Ayak zaʹîf olmak maʹnâsına dahi gelir; yukâlu: تَخَاذَلَتْ رِجْلَاهُ إِذَا ضَعُفَتَا Ve
تَخَاذُلٌ [teḣâžul] Birbirinden nusreti terk etmeğe dahi derler; yukâlu: تَخَاذَلُوا إِذَا خَذَلَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı