et-timm ~ اَلتِّمُّ

Kamus-ı Muhit - التم maddesi

اَلتِّمُّ [et-timm] (tâ’nın kesriyle) ve

اَلتِّمَامُ [et-timâm] (tâ’nın kesri ve fethiyle) Veled kısmı tamâm vaktinde hilkati mükemmel olarak doğmağa denir; yukâlu: وَلَدَتْهُ أُمُّهُ لِتِمٍّ وَتِمَامٍ أَيْ تَمَامِ الْخَلْقِ Burada لِتِمٍّ kelimesindeki lâm vakt maʹnâsınadır. Ve

تِمَامٌ [timâm] Ay bedr olmağa denir. Ve bedr olmuş aya vasf olur; yukâlu: هَذِهِ لَيْلَةُ تِمَامِ الْقَمَرِ أَيْ لَيْلَةُ بَدْرِهِ ve yukâlu: بَدْرُ تَمَامٍ بِالْفَتْحِ وَالْكَسْرِ وَالْإِضَافَةِ وَيُقَالُ بَدْرٌ تَمَامٌ بِالَوْصَفْ

اَلتَّمُّ [et-temm] (tâ’nın harekât-ı selâsı ve mîm’in teşdîdiyle) ve

اَلتَّمَامُ [et-temâm] (kezâlik tâ’nın harekât-ı selâsıyla) ve

اَلتَّمَامَةُ [et-temâmet] (tâ’nın fethi ve kesriyle) Bir nesne kâmil olmak maʹnâsınadır ki cemîʹ-i eczâsı kemâl bulmaktan ʹibârettir; yukâlu: تَمَّ الشَّيْءُ تَمًّا وَتَمَامًا مُثَلَّثَيْنِ وَتَمَامَةً وَتِمَامَةً مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا كَمُلَ Mü΄ellif كَمَالٌ [kemâl]iتَمَامٌ [temâm] ile beyân eylemekle misâl-i mezbûr كَمُلَ lafzıyla tefsîr olundu. Şârih der ki Mufredât-ı Râġib’de mersûm olduğu üzere تَمَامُ الشَّيْءِ o nesnenin bir hadde bulûg ve intihâsından ʹibârettir ki min-baʹd hâric nesne inzimâmına muhtâc olmaya,pes نَاقِصٌ [nâḵiṡ] mukâbilidir ki elbette hâric-i inzimâmına muhtâcdır. Ve كَمَالٌ [kemâl]i حُصُولُ مَا فِيهِ الْغَرَضُ ile tefsîr eyledi. İntehâ. Ve

تَمٌّ [temm] ve

تَمَامٌ [temâm] mâddesi bâ΄ ve عَلَى harfleriyle sılalandıkta müteʹaddî olur, bir nesneyi tamâm eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: تَمَّ بِهِ وَتَمَّ عَلَيْهِ إِذَا جَعَلَهُ تَامًّا

Vankulu Lugatı - التم maddesi

اَلتَّمُّ [et-temm] (tâ’nın fethi ve zammı ve kesriyleüç lügattır)تَمَامٌ [tamâm] maʹnâsına; yukâlu: أَبَى قَائِلُهَا إِلَّا تَمًّا أَيْ مَضَى عَلَى قَوْلِهِ وَلَمْ يَرْجِعْ عَنْهُ Yaʹnî “Sözden tamâm etmeyince vazgeçmedi.”

Sıradaki Maddeler

Arama ekranı

Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı