اَلْإِسْتِقْرَاءُ [el-istiḵrâ΄] Bu dahi bilâd ve kasabâtı tetebbuʹ ederek gezmek maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَقْرَى الْبِلَادَ إِذَا تَتَبَّعَهَا يَخْرُجُ مِنْ أَرْضٍ إِلَى أَرْضٍ Şârih der ki baʹdehu mutlak tetebbuʹ maʹnâsında istiʹmâl olundu. Ve
إِسْتِقْرَاءٌ [istiḵrâ΄] Ziyâfet istemek maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَقْرَى زَيْدٌ إِذَا طَلَبَ ضِيَافَةً
الإِسْتِقْرَاءُ [el-istiḵrâ΄] Dişi devenin hâmil olup yâhûd olmadığını tahkîk ve teyakkün eylemek için erkek deve ona aşmayı terk ve imsâk eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَقْرَأَ الْجَمَلُ النَّاقَةَ إِذَا تَارَكَهَا لِيَنْظُرَ أَ لَقِحَتْ أَمْ لاَ Bu dahi cemʹ maʹnâsındandır, gûyâ ki cemel menîsini ihrâc etmeyip sulbünde cemʹ ve takrîr eylemiş olur. Şârih der ki tetebbuʹ ve istiksâʹ maʹnâsına mü΄ellifin إِسْتِقْرَاءٌ [istiḵrâ΄] taʹbîrleri dahi cemʹ maʹnâsından yâhûd kırâ΄at maʹnâsındandır, gûyâ ki araştırdığı şey΄in cemîʹ-i efrâdını cemʹ yâhûd kırâ΄at eylemeyi taleb eder olur.
اَلْإِسْتِقْرَاءُ [el-istiḵrâ΄] Erkek deve dişisin terk etmek tâ ki yüklü olduğın olmadığın bile.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı