اَلْإِسْتِكَاكُ [el-istikâk] Dona ve şalvara uçkur geçirmek maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَكَّ التِّكَّةَ إِذَا أَدْخَلَهَا فِي السَّرَاوِيلِ
اَلْإِسْتِكَاكُ [el-istikâk] (hemzenin ve tâ’nın kesriyle) Kulak sağır olup kulak deliği dar olmak; yukâlu: إِسْتَكَّتْ مَسَامِعُهُ أَيْ صَمَّتَ وَضَاقَتْ Ve otlar ziyâde kesretinden birbirine sarılmağa dahi derler; yukâlu: إِسْتَكَّ النَّبْتُ إِذَا الْتَفَّ وَانْسَدَّ خَصَاصُهُ Ve خَصَاصٌ [ḣaṡâṡ] ḣâ-i muʹceme ve ṡâd-ı mühmele ile aralığa derler, ḣılâl maʹnâsına.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı