اَلْإِسْتِقْرَاعُ [el-istiḵrâʹ] Bir kimseden döl için aygır istemek maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَقْرَعَ فُلاَنًا إِذَا طَلَبَ مِنْهُ فَحْلاً Ve dişi hayvân kösnümek maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَقْرَعَتِ النَّاقَةُ إِذَا أَرَادَتِ الْفَحْلَ Ve davarın tırnağı pekişmek maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَقْرَعَ الْحَافِرُ إِذَا أَشَدَّ Ve işkenbenin tüyleri yolunup dazlanmak maʹnâsınadır; yukâlu: إِسْتَقْرَعَ الْكَرِشُ إِذَا ذَهَبَ خَمَلُهَا
اَلْإِسْتِقْرَاعُ [el-istiḵrâʹ] (hemzenin ve tâ’nın kesriyle) Bir kimsenin erkeğin taleb etmek; tekûlu: إِسْتَقْرَعَنِي فُلَانٌ فَحْلِي فَأَقْرَعْتُهُ أَيْ أَعْطَيْتُهُ لِيَقْرَعَ إِبَلَهُ أَيْ يَضْرِبَهَا Ve
إِسْتِقْرَاعٌ [istiḵrâʹ] Dişi erkek taleb etmeğe dahi derler; yukâlu: إِسْتَقْرَعَتِ الْبَقَرَةُ إِذَا أَرَادَتِ الْفَحْلَ
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı