ed-debîr ~ اَلدَّبِيرُ

Kamus-ı Muhit - الدبير maddesi

اَلدَّبِيرُ [ed-debîr] (أَمِيرٌ [emîr] vezninde) دُبْرٌ [dubr]den faʹîldir, bu münâsebetle maʹsiyette istiʹmâl olundu, niteki قَبِيلٌ [ḵabîl] tâʹatta istiʹmâl olundu ve minhu yukâlu: عَرَفَ فُلاَنٌ قَبِيلَهُ مِنْ دَبِيرِهِ أَيْ مَعْصِيَتَهُ مِنْ طَاعَتِهِ Burada tefsîr-i leff-i müşevveştir. Ve

دَبِيرٌ [debîr] Nisvân ipliği eğirip bükerken ardına doğru çektiği tele ıtlâk olunur, niteki mukâbiline قَبِيلٌ [ḵabîl] ıtlâk olunur; ve minhu yukâlu: فُلاَنٌ لاَ يَعْرِفُ قَبِيلَهَ مِنْ دَبِيرِهِ Murâd ardını önünü bilmez, nâdân ve bî-idrâktir demektir.

Vankulu Lugatı - الدبير maddesi

اَلدَّبِيرُ [ed-debîr] (dâl’ın fethi ve bâ’nın kesri ve meddiyle) ʹAvret iplik eğirirken ardına çektiği ipliktir. Yaʹḵûb eyitti: قَبِيلٌ [ḵabîl] o nesnedir ki onu göğüse getiresin ve دَبِيرٌ [debîr] o nesnedir ki onu geriye bırakasın; ve yukâlu: “فُلَانٌ مَا يَعْرِفُ قَبِيلًا مِنْ دَبِيرٍ” Ardın önün bilmez maʹnâsına.



Kamus Muhit ve Vankulu Ara

Metinde Ara:
Sıradaki Maddeler

Arama ekranı

Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı