Mütercim der ki müfessirînin tahrîrleri üzere كُرْسِيٌّ [kursiyy] kâf’ın kesriyle كِرْسٌ [kirs]-i mezkûre mensûbdur ki birbirinin üzerine katılanıp kâlıb olmuş fışkıya denir; serîrde ve sandalyede istiʹmâli birbiri üzere ahşâbın inzimâmı mülâhazasıyladır. Baʹdehu nisbet-i mezkûreyi istikrâh sebebiyle kesreyi zammeye tebdîl birle nesebi tagyîr eylediler ve kalîlen aslı üzere de istiʹmâl ederler. Baʹdehu emr-i muʹtemedün ʹaleyh olmak münâsebetiyle ʹilm ve dânişe de كُرْسِيٌّ [kursiyy] ıtlâk olunur. Kezâlik pâdişâha ve ʹâlime ve melike dahi hâliyyet ve mahalliyyet ʹalâkasıyla كُرْسِيٌّ [kursiyy] ıtlâk olunur yâhûd pâdişâh ve ʹâlim ve sâ΄ir nâsın muʹtemed ve müstenedleri olmak mülâhazasıyla da muhtemeldir. Pes âyetü’l-kürsîde vâkiʹ ﴿كُرْسِيُّهُ﴾ lafz-ı şerîfinin zamîr-i celâle izâfeti istiʹâre-i temsîliyyeye yâhûd ʹilmden kinâyeye yâhûd mülk ve saltanat irâdesine ki mecâz-ı mürsel tarîkiyledir, mahmûl olur. İntehâ. Ve
كَرْسِيٌّ [Kersiyy] Ṯaberiyye kazâsında bir karyedir; Hazret-i ʹÎsâ ʹalâ-nebiyyinâ ve ʹaleyhi’s-selâm havârîyyûnu orada cemʹ ve nâsı daʹvet-i dîn için aktâr ve nevâhîye irsâl eyledi.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı