اَلْهَمْهَمَةُ [el-hemhemet] (زَلْزَلَةٌ [zelzelet] vezninde) Sözü pek yapça söylemek maʹnâsınadır, şöyle ki muhâtab işitip lâkin me΄âl ve mefhûmunu fehm eylemeye, Türkîde mırıldanmak taʹbîr olunur; yukâlu: هَمْهَمَ الْكَلَامَ إِذَا أَخْفَاهُ Ve çocuğu uyutmak için ninni çalmak maʹnâsınadır; yukâlu: هَمْهَمَتِ الطِّفْلَ إِذَا نَوَّمَتْ بِصَوْتِهَا Ve hüzn ve gamdan göğüste savt tıkanmakla hırıldamak maʹnâsınadır; yukâlu: يُهَمْهِمُ الزَّئِيرُ إِذَا رَدَّدَ فِي صَدْرِهِ مِنَ الْهَمِّ Ve sığır ve fîl makûlesi hayvânlar gümürdenmek maʹnâsınadır. Ve mutlakan boğuk ve tıkanık sesle seslenmek maʹnâsınadır. Ve bir recül adıdır.
اَلْهَمْهَمَةُ [el-hemhemet] (ʹalâ-vezni اَلزَّلْزَلَة [ez-zelzelet]) Göğüste savtı terdîd etmedir, İbnu’s-Sikkît rivâyeti üzere.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı