اَلْهَمْطُ [el-hemṯ] (hâ’nın fethi ve mîm’in sükûnuyla) Hakkı bâtıldan seçmeyip cevr ve zulm eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَطَ الرَّجُلُ هَمْطًا مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا ظَلَمَ وَخَبَطَ Ve bir nesneyi oranlamak cihetiyle almak maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَطَهُ إِذَا أَخَذَهُ بِغَيْرِ تَقْدِيرٍ Ve kavlinde yâhûd eklinde lâübâliyâne hareket eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَطَ فُلاَنٌ إِذَا لَمْ يُبَالِ مَا قَالَ وَمَا أَكَلَ Ve bir adamın mâlını gasb eylemek maʹnâsınadır; yukâlu: هَمَطَ الْمَالَ إِذَا أَخَذَهُ غَصْبًا Şârih اَلْمَاء nüshasını istihsân eylememiştir.
اَلْهَمْطُ [el-hemṯ] (hâ’nın fethi ve mîm’in sükûnuyla) Zulm etmek ve hakkı ve bâtılı seçmemek; yukâlu: هَمَطَ النَّاسَ فُلَانٌ يَهْمِطُهُمْ مِنَ الْبَابِ الثَّانِي إِذَا ظَلَمَهُمْ حَقَّهُمْ Ve
هَمْطٌ [hemṯ] Bir nesneyi oranlamadan almağa dahi derler.
Sitemizde detaylı hızlı ve kolay arama ekranı